“Değişken piyasada rüzgarı doğru okumak ve esnek bir şekilde konumlanmak, rekabette dalgaları aşmanın anahtarıdır.”
01
Hobiden Ana İşe: Asyalı Çift İşlerini Bırakıp Girişimciliğe Adım Attı
Justine Tiu ve Adrian Zhang çifti aslında sıradan birer ofis çalışanıydı. Eşi Justine Tiu, Google’da kullanıcı deneyimi tasarımcısı, Adrian Zhang ise Wall Street’te bir trader’dı.
Bir arkadaşına el yapımı bir hediye hazırlarken Justine, tığ işi el sanatlarına tutkuyla bağlandı. Biraz bilgi edindikten sonra Adrian ile birlikte 200 dolara iplik ve bir alan adı satın alarak DIY örgü seti şirketi The Woobles’ı kurdular ve internette yeni tığ işi yöntemleri araştırmaya başladılar.
Görsel Kaynağı: The Woobles Bağımsız Sitesi
Zamanla The Woobles’ın kitlesi büyüdü ve çift işlerini bırakarak tamamen girişimciliğe odaklandı. DIY örgü ürünleri alanında derinleşmek için The Woobles’ı, kullanıcıların örgü yapmanın keyfini ve başarı hissini yaşayabileceği bir marka haline getirmeye karar verdiler.
Bu amaçla, her yeni başlayanın kolayca öğrenebilmesi için video eğitimleri hazırlamaya büyük zaman ve emek harcadılar.
Görsel Kaynağı: The Woobles Bağımsız Sitesi
Aynı zamanda, The Woobles markasını tanıtmak için çift, ABD’nin ünlü iş programı “Shark Tank”e katıldı. Programda markanın cazibesini ve ticari değerini sergileyerek The Woobles, marka bilinirliğini artırdı ve daha fazla tüketici ile yatırımcının ilgisini çekti.
Birkaç yıl içinde The Woobles, 2020’deki küçük bir niş markadan hızla sınır ötesi e-ticaretin süper satıcısı haline geldi. İşleri ABD, Avrupa, Asya gibi uluslararası pazarlara yayıldı ve yıllık geliri 7 milyon doları aştı.
02
Çok Kanallı Strateji ile Yol Giderek Genişliyor
Elbette, The Woobles’ın girişim yolculuğunun başarılı olmasında çeşitli kanal ve platformların katkısı büyük oldu. Etsy’den Amazon’a, ardından Michaels ve Joann Fabrics gibi ABD’nin ünlü fiziksel el sanatları perakende mağazalarına kadar satış kanallarını sürekli genişleterek marka bilinirliğini artırdılar.
Görsel Kaynağı: Amazon
Daha da önemlisi, sosyal medyanın gücünden yararlanarak Facebook, YouTube ve TikTok gibi platformlar aracılığıyla hedef tüketicilerle etkili bir şekilde bağlantı kurdular ve kaliteli içerik pazarlamasıyla büyük bir takipçi kitlesi çektiler. Bu entegre pazarlama stratejisi sayesinde The Woobles, kısa sürede satışlarında patlama yaşadı.
Nisan 2022’de The Woobles, TikTok’a giriş yaptı. İlk videoları 10.000’in üzerinde izlenme aldı ve yorumlarda birçok kullanıcı ürünleri satın almak istediğini belirtti.
Görsel Kaynağı: TikTok
Bunun ardından The Woobles, ivmeyi kaybetmeden odağını TikTok’a verdi. Bir dizi tığ işi örgü eğitim videosu ve ürün açılış içeriği yayınlayarak büyük miktarda izlenme ve beğeni topladı.
Görsel Kaynağı: TikTok
Bugüne kadar The Woobles’ın TikTok hesabı @thewoobles, 344.000 takipçiye ve 6,9 milyon beğeniye ulaştı.
Kurucu çift, ayrıca TikTok’u markanın bağımsız sitesine trafik çekmek için kullanarak TikTok Shop dışında eksiksiz bir satış döngüsü oluşturdu. Bu, marka gelirinin ana kaynağı haline geldi.
Görsel Kaynağı: TikTok
Görsel Kaynağı: The Woobles Bağımsız Sitesi
The Woobles’ın hikayesinden önemli bir iş gerçeğini görebiliriz: Hedef pazarın ihtiyaçlarını anlamak ve karşılamak, başarının anahtarıdır.
Girişim sürecinde Justine ve Adrian, tüketici ihtiyaçlarını derinlemesine araştırdı. Sadece ürünlerinde yenilik yapmakla kalmadı, aynı zamanda eğitim ve destek konusunda da çaba göstererek her tüketicinin örgü yapmanın keyfini çıkarmasını sağladı.
Tüketici odaklı bu düşünce tarzı, The Woobles’ın birçok rakibi arasından sıyrılmasını sağlayan önemli bir faktördür.
Adrian Zhang ve eşi Justine Tiu
Aslında, The Woobles gibi çok kanallı pazarlama ile başarıya ulaşan birçok girişim markası var. Örneğin, 2020’de kurulan spor giyim markası Halara, TikTok sayesinde marka bilinirliğini ve pazar payını hızla artıran çarpıcı bir örnektir. (Detaylar için diğer yazıma bakabilirsiniz: “Sadece TikTok ile 20 Milyon Dolara mı Ulaştı? Halara’yı Kadınlar Çözdü”)
Sınır ötesi e-ticaretin sürekli gelişmesiyle birlikte, gelecekte The Woobles gibi daha birçok markanın yenilik ve odaklanma sayesinde büyük sıçramalar yapacağına ve tüketicilere daha fazla değer ve seçenek sunacağına inanıyoruz.



