E-ticaret platformunda ucuza bir "orijinal ürün" satın alıyorsunuz, ancak elinize birkaç liralık malzemeyle bir araya getirilmiş sahte bir ürün geçiyor.
Bu tür durumlar yalnızca tüketicileri değil, düzenleyici kurumları da oldukça zorluyor. Geçtiğimiz günlerde Vietnam Gümrük Genel Müdürlüğü, endişe verici bir veri seti yayımladı: 2024 yılı boyunca ele geçirilen sahte ve kalitesiz ürünlerin değeri 12,3 milyar dolara ulaştı ve bu rakam bir önceki yıla göre %151,3 arttı. Kaçakçılık, ticari dolandırıcılık ve sahte ürün vakaları ardı ardına yaşanırken, e-ticaret platformları da fırtınanın merkezine yerleşti.
Kaynak: İnternet
Sahte ürün sorunu neden bu kadar ciddi?
Vietnam Gümrük verilerine göre, 2024 yılı boyunca Vietnam'da kaçakçılık, ticari dolandırıcılık ve sahte ürünlerle ilgili yaklaşık 18.000 vaka tespit edildi ve bu sayı 2023'e göre %12,5 arttı. Ele geçirilen yasa dışı ürünler, sahte ilaçlardan günlük tüketim mallarına kadar tüketici hayatının hemen her alanını kapsıyor. En tipik örneklerden biri Thanh Hóa eyaletinde yaşandı; yerel polis bir operasyonda çok sayıda sahte eklem ağrısı ilacı ve üretim ekipmanı ele geçirdi ve olaya karışan malzemeler 1000 kutuya ulaştı; bu da sahte üretimin ne kadar büyük boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Daha da endişe verici olan, suçluların e-ticaret platformlarını ve sosyal ağları sahte ürün satışında ana kanal haline getirmiş olması. Vietnam Gümrük yetkilileri, e-ticaretin kolaylığı ve çevrimiçi işlemlerin gizliliğinin sahte ürünlerin dolaşımı için uygun bir zemin oluşturduğunu belirtiyor. Birçok tüketici düşük fiyatlardan etkileniyor ancak bunun arkasında büyük kalite ve güvenlik riskleri olduğunu bilmiyor.
Vietnam'da tespit edilen kaçakçılık vakaları yaklaşık 18.000 Kaynak: Hải quan Online
Sadece Vietnam değil, Güneydoğu Asya'nın tamamı "batıyor"
Vietnam'daki sahte ürün sorunu münferit bir durum değil. Güneydoğu Asya'daki diğer ülkeler de sahte ve kalitesiz ürünlerin gölgesinde mücadele ediyor. Örneğin, Filipinler'de 2024 yılında ele geçirilen yasaklı ürünlerin toplam değeri 810 milyar pesoya ulaştı ve bu, neredeyse 2023'ün iki katı. Bu ürünler arasında lisanssız elektronik eşyalar, sahte lüks ürünler ve hatta bazı günlük ihtiyaç maddeleri yer alıyor.
Güneydoğu Asya'da sahte ürün sorunu neden bu kadar yaygın? Ana nedenler şu şekilde sıralanabilir:
1. Düzenleme gecikmesi: Güneydoğu Asya'daki e-ticaret pazarı hızla büyüyor ancak düzenleyici sistemler sektörün hızına yetişemiyor. Birçok ülkede çevrimiçi işlemlere yönelik kapsamlı yasa ve yönetmelikler bulunmuyor.
2. Yüksek tüketici talebi: Fiyata duyarlı tüketiciler, sahte ürün pazarının ana itici gücüdür. Düşük fiyatlı ürünlerin cazibesi birçok kişiyi "şansını denemeye" itiyor.
3. Çeşitli kanallar: Sosyal medyadan sınır ötesi lojistiğe kadar sahte ürünler birçok yoldan tüketicilere ulaşabiliyor ve bu da düzenlemeyi daha da zorlaştırıyor.
Filipinler'de 2024 yılında ele geçirilen yasaklı ürünlerin toplam değeri 810 milyar peso Kaynak: philstar
E-ticaret platformları neden "ağır bölge" haline geldi?
Sahte ürünlerin e-ticaret platformları aracılığıyla pazara girmesi yeni bir olgu değil, ancak son yıllarda giderek daha ciddi bir hal aldı. Tüketiciler için e-ticaret platformları kolaylık, çok seçenek ve düşük fiyat anlamına geliyor ve bu özellikler tam da sahte ürünlerin üremesi için uygun bir ortam sağlıyor. Düşük fiyatlar dikkat çekerken, bazı satıcılar "indirim ve promosyon" bahanesiyle sahte ürünleri "yüksek fiyat/performans ürünleri" olarak paketliyor ve sıradan tüketicilerin bunları ayırt etmesi genellikle zor oluyor.
Daha da kötüsü, birçok e-ticaret platformunun denetim mekanizmalarında boşluklar bulunuyor. Bazı kötü niyetli satıcılar, sahte kimliklerle mağaza açıyor, kısa sürede satış yapıp hızla ortadan kaybolarak sahte ürünler ve şikayetler bırakıyor. Vietnam pazarındaki sahte ürün sorunu yalnızca tüketicileri öfkelendirmekle kalmıyor, aynı zamanda platformların itibarına da büyük zarar veriyor.
Peki platformlar gerçekten "masum" mu? Gerçek şu ki, birçok platform işlem hacmini ve satıcı sayısını artırmaya odaklanırken ürün kalitesini yeterince denetlemiyor. Hatta bazı platformlar bu durumu, platformun genel gelirini etkilemediği sürece "bir gözünü kapatıp" görmezden geliyor.
Kaynak: İnternet
Çok taraflı iş birliği, sahte ürünleri temizlemek için "kombine hamleler" gerektiriyor
Giderek yaygınlaşan sahte ürün ticareti karşısında Vietnam hükümeti harekete geçmeye başladı. Vietnam Sanayi ve Ticaret Bakanlığı E-ticaret ve Dijital Ekonomi Dairesi Başkanı Le Hoang Oanh, yakın zamanda 2025 yılında ilgili yasaları iyileştireceklerini ve sınır ötesi e-ticaret yönetimini güçlendireceklerini belirtti. Aynı zamanda Vietnam Gümrükleri, büyük veri ve teknolojik araçları kullanarak mücadele verimliliğini artırmaya çalışıyor.
Ancak yalnızca düzenleyici kurumların çabaları yeterli değil. Sahte ürün sorununu gerçekten çözmek için çok taraflı bir güç birliği oluşturulması gerekiyor:
· Hükümet: Yasaları ve yönetmelikleri iyileştirmek, yaptırımları artırmak ve sahte ürün üretimi ile satışına daha ağır cezalar uygulamak.
· Platformlar: Sosyal sorumluluk üstlenmek, teknolojik araçları geliştirmek ve sahte ürün taraması ile ihbar mekanizmaları oluşturmak.
· Tüketiciler: Tüketim konusunda daha dikkatli olmak, düşük fiyat cazibesine kapılıp kaynağı belirsiz ürünleri satın almamak.
Le Hoang Oanh Kaynak: vietnam.vn
Sağlıklı bir e-ticaret ekosistemi daha fazla sabır gerektiriyor
Sahte ürün sorununun kökleri bir gecede çözülemez, ancak Vietnam'ın 2024 yılındaki eylemleri kesinlikle olumlu bir işaret. 12 milyar doların üzerinde yasa dışı ürün ele geçirmekten ilgili yasa dışı faaliyetleri cezalandırmaya kadar Vietnam, sahte ürünlerle mücadele kararlılığını dünyaya gösteriyor. Ancak sahte ürün sorununun çözümü yalnızca Vietnam'ı değil, tüm Güneydoğu Asya pazarının dürüstlüğünü ve geleceğini ilgilendiriyor.
E-ticaret pazarının daha da gelişmesiyle birlikte, düzenleyici sistemlerin iyileştirilmesi, platformların bilinçlenmesi ve tüketicilerin olgunlaşması kilit rol oynayacak. Gelecekte, sağlıklı ve şeffaf bir e-ticaret ortamı yalnızca düzenleyicilerin hedefi değil, aynı zamanda tüketicilerin ve sektörün ortak beklentisi olacak.



