TikTok'un yurt dışındaki etkisi büyüktür, bu tartışılmaz. Ancak TikTok'un Avrupa ekonomisini de etkilediğini biliyor muydunuz?

Geçtiğimiz günlerde Oxford Economics, "TikTok Etkisi: TikTok'un Beş Avrupa Ülkesindeki Sosyoekonomik Etkisi" başlıklı bir araştırma raporu yayımladı.

Rapora göre, Avrupa'daki küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) 2023 yılında TikTok aracılığıyla beş Avrupa ülkesinin (Belçika, Fransa, Almanya, İtalya ve Hollanda) ekonomisine 4,8 milyar avro katkı sağladı ve 51.000'den fazla istihdam yarattı.

Bu, TikTok'un sahip olduğu "gücü" takdir etmekten başka bir şey yapmıyor.

TikTok Avrupa Ekonomik Büyümesine Destek Oluyor Kaynak: Oxford Economics Raporu

Uzun zamandır TikTok, bir sosyal medya platformu olarak insanların dikkatini çekiyor, ancak ondan yayılan daha fazla olasılık göz ardı ediliyor.

Ağustos 2018'de TikTok, Birleşik Krallık'a girdi. Ardından Franya, Almanya, İtalya, Hollanda gibi birçok site art arda faaliyete geçti ve kademeli gelişim içinde yerel kullanıcılar tarafından yavaş yavaş kabul edildi.

Bugün itibarıyla TikTok, Avrupa'daki start-up'lar ve çeşitli sektörlerdeki küçük işletmeler için başarıya ulaşan bir platform haline geldi. Bu KOBİ'ler, TikTok aracılığıyla marka oluşturuyor, işlerini genişletiyor ve yeni kitlelere ulaşıyor; ekonomik büyüme, istihdam yaratma ve ticareti destekleme konusunda olumlu bir rol oynuyor.

Rapor ayrıca, birçok girişimci ve işletmenin TikTok'taki kullanıcıların yalnızca işleriyle ilgilenmediğini, aynı zamanda zanaatlarını, ürünlerini veya hizmetlerini sergileyerek geçimlerini sağlayabildiklerini keşfettiğini belirtiyor.

Bu da bu işletmelerin gelecekteki gelişimi için daha fazla olasılık sunuyor.

TikTok Avrupa KOBİ'lerine Destek Oluyor Kaynak: Oxford Economics Raporu

Ancak TikTok'un Avrupa'daki kazanç yolu da tamamen düz değil.

Verilere göre, TikTok Shop 2021 gibi erken bir tarihte Avrupa'da faaliyete geçmiş olsa da e-ticaret yolu hep inişli çıkışlı ilerledi.

Bu, yalnızca bölgesel tüketim alışkanlıklarının etkisinden değil, aynı zamanda TikTok'un kendisinin bir "yabancı" olarak Avrupa'nın yerel politikalarını anlamaması ve bunlara uyum sağlayamamasından kaynaklanıyor.

Bildirildiğine göre, AB, TikTok'u gizlilik koruması ve veri düzenlemesi konularında birçok kez cezalandırdı ve TikTok'un Avrupa pazarındaki operasyon ve gelişim yolundaki riskler de artmaya devam ediyor.

Ancak bu, TikTok'un yurt dışında e-ticaret geliştirme adımlarını durdurmadı.

2023 yılında, deneyim kazanan TikTok Shop, ABD ve Güneydoğu Asya'da faaliyete geçti ve büyük başarı elde ederek, Avrupa TikTok mağazalarının iyileştirilmesi ve 2024'te Latin Amerika'da faaliyete geçecek TikTok alışveriş merkezi için değerli deneyimler sağladı.

1 Aralık 2023'te TikTok, önümüzdeki 10 yıl içinde Avrupa'ya 12 milyar avronun üzerinde yatırım yapacağını, İrlanda'da iki ve Norveç'te bir veri merkezi açarak 150 milyondan fazla Avrupalı kullanıcının verilerini yerel olarak depolayacağını ve onlara veri koruması sağlayacağını duyurdu. Bu, "Project Clover" (Yonca Projesi) olarak adlandırılıyor.

Aynı zamanda TikTok, AB ülkelerinde e-ticaret ve lojistikle ilgili pozisyonlar için yoğun bir şekilde işe alım yapmaya başladı ve Avrupa'da e-ticaret işini genişletme adımlarını hızlandırmak istiyor.

TikTok Avrupa'da İşe Alımı Genişletiyor Kaynak: TikTok Newsroom

Buradan da görülebileceği gibi, Avrupa pazarı TikTok'un e-ticaret yapılanmasında hayati bir rol oynuyor; geniş tüketici kitlesi ve sürekli artan çevrimiçi alışveriş talebi bu bölgeyi sonsuz iş fırsatlarıyla dolu kılıyor.

Avrupa pazarında sağlam bir yer edinmek için TikTok, Avrupa e-ticaret pazarındaki etkisini genişletmek amacıyla yerel ortaklar ve tanınmış markalarla aktif olarak iş birliği kuruyor.

TikTok'un Avrupa e-ticaret pazarındaki yapılanması derinleştikçe, gelecekte daha fazla fırsat ve avantaj ortaya çıkacak.

Ülkemizin yurt dışına açılan işletmeleri için bu şüphesiz iyi bir gelişme fırsatıdır.

Avrupa pazarının büyük potansiyeli karşısında, yerel işletmeler TikTok gibi sosyal medya platformlarıyla iş birliği yaparak uluslararası pazarı daha da genişletebilir ve küresel kalkınmayı gerçekleştirebilir.