Küresel pazarda yerelleşme, kişiselleştirme ve yeniliğe olan talebin artmasıyla birlikte, markaların yurtdışına açılması artık yalnızca büyük şirketlerin ayrıcalığı değil. Bugün, bir zamanlar yalnızca iç pazarda OEM modeliyle var olan birçok marka, sosyal platformlar ve e-ticaret kanalları aracılığıyla uluslararası pazarlara açılıyor.

Haers, bir zamanlar OEM üretimine odaklanmış bir şirket, işte bu şekilde kendi "dönüşümünü" tamamladı.

Kaynak: Haers resmi web sitesi

OEM'den Kendi Markasına Dönüşüm

Haers'in kökeni 1997 yılına kadar uzanıyor. O zamanlar kurucu Lü Qiang, elektronik terazi işinde başarısız olmuş, yalnızca onlarca yıllık birikimini kaybetmekle kalmamış, aynı zamanda bankaya 800.000 yuan borçlanmıştı.

O dönemde 800.000 yuan küçük bir miktar değildi. Bu durum karşısında Lü Qiang, kusurlu elektronik terazilerle borcunu ödeyebilirdi, ancak "dürüstlük temel ilkedir" diyerek kısa vadeli küçük çıkarların daha fazlasını kaybetmeye değmeyeceğini düşündü. Bu nedenle fabrikasını ipotek ettirmeyi ve iflasla yüzleşmeyi göze alarak ilkelerinden ödün vermedi.

Daha sonra paslanmaz çelik çöp kovaları işine yöneldi veelinde kalan sadece 20.000 yuan nakit parayla, iki yıl içinde şirket gelirini tekrar milyon seviyesine çıkarmayı başardı.

1999'da Lü Qiang, termos bardak pazarına yöneldi ve burada büyük bir kâr potansiyeli olduğunu gördü. Ayrıca Çin, dünyanın en büyük paslanmaz çelik vakumlu kap üreticilerinden biri olarak, hem OEM ihracatı hem de iç satış için büyük fırsatlar sunuyordu.

Böylece o zamankiZhejiang Haers Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi paslanmaz çelik termos bardak işine geçti ve ağırlıklı olarak OEM ve ODM ile yurtdışı müşteriler için üretim yapmaya başladı.

O yıllarda, piyasadaki neredeyse tüm tanınmış markalar OEM modeline güveniyordu, örneğin Stanley ve Yeti gibi. Haers de işte bu markaların arkasındaki "fabrika"ydı.

Ancak bu model şirkete istikrarlı siparişler ve gelir getirse de, küresel pazardaki rekabetin artması ve küresel tedarik zinciri yapısındaki değişikliklerle birlikte, yalnızca OEM'e dayalı iş modeli yavaş yavaş riskler göstermeye başladı. Daha da önemlisi, bu model şirketin küresel çapta bağımsız bir marka imajı oluşturmasını zorlaştırıyordu.

2016 yılında Haers, perde arkasından sahneye çıkmaya karar vererek markalaşma yoluna girdi,kendi markalarını geliştirmeye başladı ve yurtdışındaki tanınmış markaları satın alarak kademeli olarak marka matrisini oluşturdu.

Bugün Haers, HAERS, SIGG, SANTECO ve NONOO olmak üzere dört büyük markaya sahip. Farklı pazar ihtiyaçlarına yönelik olarak, kitle pazarından lükse, spordan modaya kadar birçok alt segmenti kapsıyor. İsviçreli marka SIGG'yi satın alarak ve kendi markaları SANTECO ve NONOO'yu yaratarak Haers, küresel çapta pazar payını başarıyla genişletti ve özellikle Avrupa ve Amerika pazarlarında önemli başarılar elde etti.

En son mali rapora göre,2024'ün ilk yarısında Haers'in toplam geliri 1,393 milyar yuan olurken, bunun 1,196 milyar yuanı yurtdışı gelirlerden geldi ve toplam gelirin %85,91'ini oluşturdu.

Kaynak: Haers 2024 Yarı Yıl Raporu

Kalite Engelinin Aşılması, Haers'in Ar-Ge ve Yeniliği

Haers'in gelişimi yalnızca markalaşma başarısı değil, aynı zamanda ürün kalitesine olan bağlılığıdır. Şirketin kuruluşundan bu yana Haers, kaliteyi her zaman işletmenin can damarı olarak görmüştür. Erken dönemde bir müşteri için 1,3 milyon yuanlık zararı üstlenmekten, günümüzde her yıl on milyonlarca yuanı Ar-Ge'ye yatırmaya kadar Haers sürekli olarak yenilik yapmaktadır.

2023 yılında,Haers'in Ar-Ge yatırımı yaklaşık 95,48 milyon yuan olup, toplam patent sayısı 631'e ulaşmış ve birçok ulusal standart ve buluş patentini kapsamaktadır.

Özellikle akıllı ürünlerin geliştirilmesinde Haers, Huawei ile işbirliği yaparak akıllı su bardakları üretti. Nesnelerin İnterneti teknolojisini entegre ederek sıcaklık kontrolü, su içme hatırlatıcıları gibi akıllı işlevler sunarak modern tüketicilerin sağlıklı yaşam taleplerini karşılıyor.

Dijital dönüşüm alanında Haers de sektörün ön saflarında yer alıyor. Gelişmiş nesnelerin İnterneti ve bulut bilişim teknolojilerini kullanarak üretim verimliliğini ve ürün kalitesini artırıyor.

Şu anda Haers, birçok ülkede fabrikalar ve Ar-Ge merkezleri kurmuş durumda. Bu, yalnızca ürünlerin yerelleştirilmiş üretim kapasitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı pazarların ihtiyaçlarına daha iyi uyum sağlıyor. Bu yüksek düzeydeki uluslararası yapılanma, Haers'in farklı pazarlardaki değişikliklere esnek bir şekilde yanıt vermesini sağlarken markanın küresel rekabet gücünü de artırıyor.

Çeşitlendirilmiş Yapılanma ile Yurtdışı Pazarları Fethetmek

Yurtdışı pazar yapılanmasında Haers, tek bir satış modelinin karmaşık pazar taleplerini karşılamakta yetersiz kalacağını erken fark etti. Bu nedenle Haers,B2B ve B2C'yi paralel olarak yürüten bir strateji uyguladı. Bu stratejiyle hem OEM işinin avantajlarını korudu hem de kendi markalarının büyümesini aktif olarak destekledi.

OEM/ODM işbirlikleri aracılığıyla Haers, Thermos, Tiger gibi tanınmış markalarla derinlemesine işbirliği yaparak kendi üretim avantajlarını bu markaların pazar etkisiyle birleştirdi ve yurtdışı pazarlarda hızla tanınırlık kazandı.

Aynı zamanda Haers, geleneksel satış kanallarıyla sınırlı kalmadı. E-ticaretin potansiyelini erken fark ederek Amazon, Wayfair, Walmart gibi küresel lider e-ticaret platformlarına aktif olarak girdi ve küresel pazara erişimini daha da genişletti.

Bu platformlar aracılığıyla Haers, yalnızca kendi markası HAERS'i satmakla kalmadı, aynı zamanda SIGG gibi üst düzey alt markalar aracılığıyla markanın uluslararası görünürlüğünü hızla artırdı.

Sosyal medya pazarlamasında da Haers geride kalmadı. Şirket, YouTube, Instagram, Facebook gibi ana platformlar da dahil olmak üzere küresel çapta aktif bir şekilde yapılanma gerçekleştirdi. Çok boyutlu içerik pazarlaması ve reklam yayınlarıyla marka ile tüketiciler arasındaki etkileşimi sürekli olarak güçlendirdi.

Ayrıca Haers, kısa video platformlarının trendine ayak uydurarak TikTok'ta aktif bir şekilde marka pazarlaması yaptı. Küresel TikTok içerik üreticileriyle işbirliği yaparak Haers, yalnızca ürünlerinin işlevselliğini ve tasarımını sergilemekle kalmadı, aynı zamanda markanın çevre dostu felsefesini ve spor özelliklerini kısa videolar aracılığıyla küresel genç tüketicilere ustaca aktardı. Özellikle Avrupa ve Amerika pazarlarında TikTok, yeni müşteriler kazanmak için önemli kanallardan biri haline geldi.

Bunlar arasında Haers'in SIGG markası, çevre dostu felsefesi ve üst düzey spor özellikleriyle Avrupa spor pazarına başarıyla girdi. Ayrıca büyük turnuvalarla yapılan işbirlikleri sayesinde marka etkisini daha da genişletti. Fransa Açık, Wimbledon ve Rolex Masters gibi etkinliklerle SIGG, markanın spor genlerini moda unsurlarıyla ustaca birleştirerek çok sayıda spor tutkunu ve çevre bilinci yüksek tüketiciyi kendine çekti ve Avrupa'da adım adım sağlam bir yer edindi.

"Çin Malı"ndan "Çin Markası"na

Haers'in başarısı yalnızca bir markanın hikayesi değil, aynı zamanda Çin imalat sanayisinin "OEM"den "kendi markasına" dönüşümünün bir özetidir. Aynı zamanda küçük ve orta ölçekli markaların yurtdışına açılması için değerli dersler sunuyor: Küresel rekabette markanın büyüklüğü tek belirleyici faktör değildir; doğru pazar konumlandırması ve esnek e-ticaret yapılanması da aynı derecede önemlidir.

Körü körüne "her yeri kapsama" peşinde koşmak yerine, alt pazarlarda derinleşmek, yerel tüketici ihtiyaçlarına uygun ürünler ve marka imajı oluşturmak daha doğrudur. Farklılaştırılmış pazarlama stratejileri, özellikle sosyal platformlarda hedefli yayınlarla, küçük ve orta ölçekli markalar da e-ticaretin gücünü kullanarak küresel pazardaki niş mavi okyanusları ele geçirebilir.

"Pazar öncelikli, yenilik temel" işte bu esnek ve hedefe yönelik strateji, markaların yurtdışına açılma engellerini aşmasına ve küresel genişleme için en iyi yolu bulmasına yardımcı oluyor.