24 Temmuz'da, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick sert bir açıklama yaptı:
Çin hükümeti TikTok'un mülkiyetinin devrini onaylamaz ve ABD tarafının bu sosyal platformun çekirdek teknolojisi ile algoritmasını kontrol etmesine izin vermezse, TikTok ABD pazarında yasaklanacak.
Bu, ABD'nin TikTok'a ilk kez "son uyarı" göndermesi değil ve bu, Çin ile ABD'nin teknoloji savaşında TikTok etrafındaki ilk mücadelesi de değil.
2020'de Trump yönetiminin ayrılma emrini başlatmasından, Biden yönetiminin incelemeyi sürdürmesine ve şimdi üçüncü kez satış süresinin uzatılmasına (2025 yılı 17 Eylül'e kadar), TikTok Çin ve ABD arasında sıkışıp kalmış durumda, kaderi sürekli çekişme ve belirsizlik içinde.

Görsel kaynağı: İnternet
Amerika'nın Endişesi: Algoritmayı Kontrol Etmek = Etkiyi Kontrol Etmek
“O, Çin'in kontrolünden çıkmalı.” ABD Ticaret Bakanı Lutnick son yabancı basın röportajında vurguladı ki, ABD TikTok'un çekirdek algoritmasını kontrol etmeli; bu teknoloji, platformun kullanıcılara nasıl içerik önerdiğini belirliyor ve doğrudan kamuoyu yönlendirmesini ve değer aktarımını etkiliyor.
TikTok'un ABD'deki etkisi açıkça ortada: 2024 başı verilerine göre, TikTok'un ABD'deki aylık aktif kullanıcı sayısı 170 milyonu aştı, bu da ABD toplam nüfusunun yarısından fazlası demek ve kullanıcıların çoğu gençlerden oluşuyor.
Bu nedenle, ABD hükümetinin TikTok'a dair endişesi "veri güvenliği"nden "kültürel güvenlik"e kadar uzandı.
“Amerikalılar kontrolü, teknolojiyi ve algoritmayı elinde tutmalı.” Lutnick röportajda da açıkça belirtti. Yani, ByteDance TikTok'un ABD işini satsa bile, algoritmanın kontrolü Çin'de kalırsa ABD bunu kabul etmeyecek.
Yeniden Yapılandırma Planı: Defalarca Değişti, Hâlâ Yeterli Değil
Aslında, TikTok'un satışı sorunu çözülemez değil.
Eylül 2020'de ByteDance, Oracle ve Walmart ile bir yeniden yapılandırma planı önerdi: TikTok'un ABD işini ayırıp "TikTok Global" adlı yeni bir şirket kurmak ve ABD tarafının çoğunluk hissedarı olmasını sağlamak.
Bu plan Trump yönetiminden ön onay aldı, ancak yönetim değişikliğiyle müzakereler tekrar kesildi.
Biden yönetimi göreve geldikten sonra, Trump dönemindeki TikTok yasağını geri çekti, ancak güvenlik incelemesini gevşetmedi.
2022'de ABD Yabancı Yatırımlar Komitesi (CFIUS), TikTok'a yönelik ulusal güvenlik soruşturmasını yeniden başlattı ve hâlâ nihai sonuç açıklanmadı.
2024 Nisan'ına kadar, ABD Temsilciler Meclisi "Amerikalıları Yabancı Düşman Kontrollü Uygulamaların Zararlarından Koruma Yasası"nı yüksek oyla kabul etti ve TikTok'un 270 gün içinde "güvenli satış"ı tamamlamasını, aksi takdirde yasaklanmasını istedi.
Bu yasa daha sonra Senato'dan geçti ve Başkan Biden tarafından imzalanarak resmen yürürlüğe girdi.
Son uzatma ile TikTok'un işlemi tamamlama süresi 17 Eylül 2025'e ertelendi, ancak mevcut müzakereler pek iyi gitmiyor.
Çin'in Tutumu Net: "Teknoloji Satılamaz"
TikTok'un ABD'de faaliyet göstermeye devam etmesi, görünüşte sadece "satış"ı tamamlamak gibi dursa da, gerçekte bundan çok daha karmaşık.
2020'de Çin Ticaret Bakanlığı, "İhracat Kontrol Teknolojisi Kataloğu"nu güncellerken, kişiselleştirilmiş öneri gibi algoritma ile ilgili teknolojileri de ekledi; bu da bu tür hassas teknolojilerin Çin hükümetinin onayından sonra ihraç edilebileceği anlamına geliyor. Bu da TikTok'un çekirdek algoritmasının satışı önünde politika engeli oluşturuyor.
Başka bir deyişle, ABD "satış+algoritmanın devri" tutumunda ısrar ederken, Çin kesinlikle karşı çıkarsa, bu anlaşmanın gerçekleşmesi neredeyse imkânsız.
Üstelik bu artık sadece TikTok'un sorunu değil. Bunun arkasında aslında tüm Çin-ABD ilişkilerinde teknoloji, güvenlik, kamuoyu ve kültür alanlarında bir mücadele ve tetikte olma hali var.
Kullanıcılar, İçerik Üreticileri, Markalar: Kim Endişeli?
TikTok'un 170 milyon ABD'li kullanıcısı, milyonlarca içerik üreticisi ve TikTok trafiğine güvenen sayısız marka için bu çekişmenin etkisi oldukça somut.
2023'te TikTok'un ABD'deki reklam geliri 18 milyar doları aştı, bu da küresel gelirinin %60'ından fazlası; platformdaki "TikTok Shop" da hızla büyüdü, ABD pazarında aylık aktif satıcı sayısı 500 bini geçti.
Yasak gerçekten uygulanırsa, şu üç zincirleme tepki ortaya çıkacak:
1- Kullanıcılar kısıtlanacak ya da Instagram Reels, YouTube Shorts gibi alternatif platformlara geçecek;
2- TikTok içerik üreticilerinin geliri keskin şekilde azalacak, takipçi birikimi "bağlantı kaybı" riskiyle karşı karşıya kalacak;
3- Marka reklamları diğer platformlara kayacak, bu da platformun ticari ekosistemini etkileyecek.
Şu anda TikTok ekibi ABD'de sürekli "veri yerelleştirme" ve "bağımsız işletme"yi vurgulasa, hatta Oracle ile "Project Texas" kapsamında yerel veri merkezi kurma işbirliği yapsa da, bu yine de ABD tarafının algoritma kontrolüne dair temel endişesini gideremiyor.
Son Tarih, Gerçekten Son Kez mi?
17 Eylül, TikTok'un kaderinin "ölüm kalım çizgisi" gibi görünse de, belki de bir sonraki çekişmenin başlangıcı olacak.
Üç kez uzatılan süre, defalarca değişen işlem çerçevesi ve Çin ile ABD'nin kararlı tavizsiz tutumları, bu karmaşık ve uzun "teknoloji soğuk savaşının bir özeti"ni oluşturuyor.
TikTok ABD'de "yok olacak mı", bunu hâlâ bilemiyoruz. Ama kesin olan şu ki, gençlerin favorisi bu kısa video platformu, Çin-ABD teknoloji ilişkilerinin en hassas noktalarından biri haline geldi ve herhangi bir değişiklik bir dizi kelebek etkisine yol açacak.
Ve bu fırtınanın merkezinde, platformun kendisi, ABD'li içerik üreticileri ve marka sahiplerinin yanı sıra, birçok Çinli denizaşırı şirket de TikTok ile birlikte risk alıyor.
Tuke Overseas, Çinli şirketlerin yurtdışı iş büyümesine odaklanan bir TikTok yurtdışı pazarlama entegre hizmet sağlayıcısı olarak, her zaman yurtdışına açılan yerli şirketler ve ABD TikTok pazarındaki satıcılarla birlikte duracak, zorluklarla birlikte yüzleşecek.
Belki cevabı zaman gösterecek, ama kesin olan şu ki, belirsiz girdabın ortasında, birbirine daha çok omuz vermek gerekiyor.
Tuke Overseas, ön saflarda direnen tüm yurtiçi ve yurtdışı TikTok ABD bölgesi şirketleri ve satıcılarıyla birlikte olacak, fırtına geçene kadar bekleyecek!


