Son yıllarda, evcil hayvan ekonomisi dünya çapında şaşırtıcı bir hızla yayılıyor.

Zion Market Research verilerine göre, küresel evcil hayvan ürünleri pazarının büyüklüğünün 2030 yılına kadar yaklaşık 363,19 milyar dolara ulaşması ve 2023-2030 yılları arasında yıllık bileşik büyüme oranının yaklaşık %5,57 olması bekleniyor.

Kaynak: Zion Market Research

Tüketiciler artık sadece temel evcil hayvan besleme ihtiyaçlarıyla yetinmiyor; evcil hayvanlarını "aile üyesi" olarak görüyor ve onlara hem işlevsel hem de duygusal değer taşıyan ürünler satın almaya istekli oluyor.

Bu trend doğrultusunda, Çin'in Şanghay kentindeki evcil hayvan markası Vetreska (未卡), benzersiz "şık evcil hayvan bakımı" anlayışıyla denizaşırı pazarlarda hızla yükseldi. Kuruluşundan sadece iki yıl sonra satışları 30 milyon doları (yaklaşık 210 milyon RMB) aştı ve toplamda 100 milyon doların üzerinde fon topladı.

Kaynak: Vetreska

Hassas Konumlandırma: Moda DNA'sıyla Niş Pazara Giriş

Bilindiği üzere, 2017 yılında Vetreska markası Şanghay'da kurulduğunda, küresel evcil hayvan ürünleri pazarı iki kutuplu bir yapı sergiliyordu. Bir tarafta pratikliğe odaklanan geleneksel markalar, diğer tarafta ise lüks ve üst düzey ürünlere yönelen niş markalar yer alıyordu. Kurucu ortak Nico Li, New York Moda Enstitüsü'ndeki profesyonel geçmişini kullanarak, genç evcil hayvan sahiplerinin hem ürün estetiğine önem verdiği hem de makul bir fiyat-performans oranı aradığı bu boşluğu hassas bir şekilde tespit etti.

Bu nedenle Vetreska markası, "evcil hayvan yaşam tarzı"nı merkeze alarak hedef kitlesini Kuzey Amerika'daki orta sınıf ve yalnız yaşayan gençler olarak belirledi. Bu grup sadece yüksek satın alma gücüne sahip olmakla kalmıyor, aynı zamanda evcil hayvan ürünleri aracılığıyla kişisel estetik anlayışlarını ifade etmeye daha yatkın. Marka, kiraz, kaktüs, çilek, çiçek gibi doğal unsurları kedi tırmanma ağaçları ve evcil hayvan mamaları gibi ürün tasarımlarına entegre ederek, yüksek doygunlukta renklerle birleştirip hem sanatsal hem de işlevsel "evcil hayvan mobilyaları" yarattı.

İşte bu farklılaştırma stratejisi, Vetreska markasının pazardaki rakiplerinden hızla ayrışmasını sağladı ve birçok kedi sahibinin beğenisini ve desteğini kazandı.

Kaynak: Vetreska

Yerelleştirilmiş Pazarlama: Evcil Hayvan Fenomenleriyle Kültürel Engelleri Aşmak

Denizaşırı pazarlara açılırken Vetreska markasının karşılaştığı en büyük zorluk, Çin tasarımlarının Batılı tüketiciler tarafından kabul görmesini sağlamaktı. Bu nedenle marka, sosyal medyada ürünlerin evcil hayvan blog yazarları aracılığıyla potansiyel kullanıcıların hayatına doğal bir şekilde entegre olmasını sağlayan "markasızlaştırma" odaklı bir yayılma yolu izledi.

TikTok platformunda Vetreska markası, evcil hayvanların günlük aktivitelerini gösteren kısa videolar yayınlayarak ürünlerini dikey alandaki hedef kullanıcılara hassas bir şekilde tanıttı.

Örneğin, TikTok fenomeni @hosico_cat, 759.800 takipçisi olan sevimli ve uysal bir turuncu kedi olup, kullanıcılar tarafından çok seviliyor. Vetreska markası için yaratıcı bir tanıtım videosu çeken @hosico_cat, bu videonun yayınlanmasının ardından 748.700 beğeni ve 12.700 yorum aldı.

Kaynak: TikTok

Videonun içeriği oldukça basitti: @hosico_cat sahibi tarafından dışarı çıkarılıyor ve Vetreska markasının tamamen şeffaf kedi çantası, küçük kedinin çevresini rahatça gözlemlemesine olanak tanırken, sahibinin de kedinin hareketlerini istediği zaman kontrol edebilmesini sağlıyor. Bu gerçekçi ve günlük hayata yakın sahne, birçok kedi sever ve evcil hayvan sahibinin ilgisini çekti.

Birçok kullanıcı videonun altına "Çocuğun ebeveynleriyle birlikte olması ne kadar şanslı." "Güzel bir çanta ve yetişkinler için de eğlenceli, birlikte yürüyüşe çıkılabilir..." gibi yorumlar yaptı. Hatta bazı potansiyel tüketiciler "Hangi kedi çantası?" "Arabayı nereden sipariş ettin?" gibi sorular sorarak ürünlere ilgi gösterdi.

Kaynak: TikTok

YouTube kanalında ise Vetreska markası, tüketicilerin karar verme sürecindeki tereddütlerini gidermeye odaklandı. Marka, ürün montaj kılavuzları, kullanım testleri gibi pratik içerikler yayınladı; örneğin, sökülebilir kedi evinin farklı şekillere nasıl dönüştürüleceğini ayrıntılı olarak gösterdi. Bu "önce eğitim, sonra satış" stratejisi, markanın yeni kullanıcılar için deneme eşiğini düşürmesine yardımcı oldu.

Kaynak: YouTube

Kanal Stratejisi: Bağımsız Site ve E-Ticaretin Çifte Güvencesi

Denizaşırı pazarlara açılmanın ilk dalgasında birçok marka, Amazon gibi üçüncü taraf e-ticaret platformlarına aşırı bağımlı hale geldi. Ancak Vetreska markası, daha esnek bir "çift hatlı" stratejiyi tercih etti.

Bir yandan marka, Amazon, eBay gibi tanınmış platformlarda resmi mağazalar açarak bu platformların geniş trafik havuzundan yararlanıp küresel tüketicilere ulaştı.

Kaynak: Amazon

Diğer yandan, aktif olarak kendi denizaşırı bağımsız web sitesini kurdu. Sitede tüm ürün serisini kapsamlı bir şekilde sergilemenin yanı sıra, blog bölümü oluşturarak profesyonel evcil hayvan bakım bilgileri, ilginç kullanıcı hikayeleri ve marka felsefesi gibi içerikler paylaştı. Bu sayede kademeli olarak canlı bir marka topluluğu oluşturdu ve tüketicilerle daha güçlü bir duygusal bağ kurdu.

Ayrıca, üçüncü taraf platformlarda algoritma değişiklikleri veya politika güncellemeleri nedeniyle trafik dalgalanmaları yaşandığında, bağımsız site, kendi kendini yönetme özelliği sayesinde marka için istikrarlı bir satış tamamlayıcı kanalı haline gelerek tek bir platforma bağımlılık riskini etkili bir şekilde azalttı ve markanın küresel pazarda sürekli ve istikrarlı bir şekilde gelişmesini sağladı.

Kaynak: Vetreska

Sonuç

Küresel pazarın hızla geliştiği günümüzde, denizaşırı tüketicilerin yenilikçi evcil hayvan ürünlerine olan güçlü talebi, yerli işletmeler için yepyeni bir gelişim alanı açıyor.

Vetreska markasının küreselleşme pratiği, denizaşırı pazarlara açılan yerli işletmelere değerli bir referans sunuyor: Farklılaştırılmış ürünlerle niş pazarları hassas bir şekilde harekete geçirmek, derinlemesine yerelleştirilmiş operasyonlarla kültürel engelleri aşmak ve "bağımsız site + platform" modeliyle sağlam bir kanal sistemi oluşturmak. Bu üç nokta, sadece bir markanın denizaşırı pazarlarda tutunmasının temeli değil, aynı zamanda yerli işletmelerin uluslararası sahneye çıkmasında kritik bir adımdır.

Günümüzde küresel rekabet giderek kızışıyor ve denizaşırı pazarlara açılmak artık isteğe bağlı bir seçenek değil, yerli işletmelerin gelişim engellerini aşması ve küresel değer zincirinin üst kademelerine ulaşması için kaçınılmaz bir yoldur. Yerli işletmeler ancak denizaşırı pazarları aktif bir şekilde genişleterek ve markanın denizaşırı etkisini sürekli artırarak küresel rekabette öne çıkabilir ve daha geniş bir gelişim alanı kazanabilir!